Cevşeni Kebir Dualı Allah Yazılı 925 Ayar Gümüş Kolye
Cevşeni Kebir Dualı Allah Yazılı 925 Ayar Gümüş Kolye
Ortalama Ağırlık : 7 gr.
Zincir Uzunluğu : 60 CM
Ebat : 1,6 cm uzunluk x 1,6 cm genişlik
Üretildiği Maden : 925 Ayar Gümüş
Yüzey Berraklık : Parlak
Üretim Tipi : Kalıp ile üretilmiştir.
Kolye kutusunda paketlenerek gönderilmektedir.
Allah(c.c) Kimdir ?
İslam teolojisinde Tanrı, her şeye gücü yeten ve her şeyi bilen yaratıcı ve evrenin hakimidir. İslam'da, Tanrı tektir inancı vurgulanır. Sıfatlarınca eşi, benzeri ve zıddı olmayan, zâti olarak ortaksız, tek ve bir, merhametli ve her şeye gücü yetendir
Esamü-l Hüsna Nedir?
"Esmaül Hüsna", İslam inancında Allah'ın 99 ismini ifade eden bir kavramdır. Bu isimler, Allah'ın sıfatlarını ve niteliklerini tanımlar. "Esma" kelimesi "isimler", "hüsna" ise "en güzel" anlamına gelir. Dolayısıyla "Esmaül Hüsna", "En Güzel İsimler" anlamına gelir.
Bu 99 isim, Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde geçer. Her bir isim, Allah'ın farklı bir özelliğini vurgular. Örneğin:
- Rahman: Merhametli, şefkatli.
- Rahim: Bağışlayıcı, merhamet eden.
- Melik: Her şeyin sahibi, hükümdar.
- Kuddüs: Her türlü kusurdan uzak, tertemiz.
Müslümanlar, bu isimleri zikir amacıyla kullanır ve bu isimler üzerinden Allah'ı anar. Ayrıca bu isimler, insanların Allah'ı daha iyi tanımalarına ve O'na yakınlaşmalarına yardımcı olur.
Esmaül Hüsna, İslam'da önemli bir yere sahiptir ve hem ibadet hem de manevi gelişim için önemli bir araç olarak görülür.
Cevşen-ül Kebir Duası Nedir? Ne Anlama Gelir?
Cevşen-ül Kebir; Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi Vesellem)’e Cebrail Aleyhisselâmın vahiyle getirdiği “Zırhı çıkar bunu oku” dediği gayet yüksek yüksek ve çok kıymettar bir münacat-ı Peygamberidir ki Zeynel Abidin radıyallâhü anh’dan, tevatürle rivayet edilmiştir.
“Cevşen Duası” yaklaşık 30 sahifelik, Allah’ın isimleri esmaül hüsna ve faziletli dualardan oluşan bir zikirdir. Cevşen, rivayete göre Uhud Savaşında, Hz. Peygamber (a.s.m.) muharebenin kızıştığı ve üzerindeki zırhın kendisini fazlasıyla sıktığı bir sırada, ellerini açarak Allah’a dua etti. Bunun üzerine Cebrail (a.s.) gelerek “Ya Resulullah, Rabbin sana selâm ediyor ve üzerindeki zırhı çıkarıp bu duayı okumanı istiyor. Bu dua hem sana, hem de ümmetine zırhtan daha sağlam bir emniyet sağlayacaktır” dedi.
Cevşen Duası; Musa el-Kazım, Cafer es-Sadık, Muhammed el-Bakır, Zeynelâbidin, Hz. Hüseyin (r.a.) ve Hz. Ali (r.a.) yoluyla Hz. Peygambere (a.s.m.) isnad edilir. Şiî kaynaklarında, onun faziletine ve faydalarına dair pek çok şey anlatılır. Cevşenü’l-Kebîr, özellikle Şiî dünyasında oldukça rağbet gördü.
Bunda Ehl-i Beyt yoluyla rivayet edilmesinin yanı sıra, faziletleriyle ilgili haberlerin de büyük etkisi oldu. Ehl-i Sünnet Müslümanları arasında Cevşenü’l-Kebîr’i (Büyük Cevşen) ilk defa Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevî, tarikatının vird kitabı olan Mecmuatu’l-Ahzab adlı eserinde nakletti.
Türkiye’de Cevşen Duasının yaygın olarak tanınması ise Üstad Bediüzzaman ile başlamıştır. Üstad—kendi tabiriyle—İmam-ı Rabbanî (r.a.) ve Zeynelâbidin’den (r.a.) bu duanın dersini aldığını ve Cevşenü’l-Kebîrin, Kur’ân’ın hakikî ve tam bir çeşit münâcâtı ve Kur’ân’dan çıkan bir çeşit özet mahiyetinde olduğunu söylemiştir.
Ayrıca Üstad Bediüzzaman, Kur’ân-ı Kerimden süzülen ve Resûl-i Ekreme (a.s.m.) vahiyle gelen bu duanın, eşsiz olduğunu ve târifine erişilemeyeceğini de söyler. Üçüncü Şua olarak adlandırdığı Münâcât Risalesine “Cevşenü’l-Kebîr’den aldığım bir derstir” der. Ve bu eserde, bu duanın eşsiz ve Allah’ın (c.c) târif ve vasıflarının tavsifinde erişilmez olduğunu ifade eder.
Aynı zamanda Risale-i Nur’un da hem Kur’ân’dan, hem de bir yönle Cevşenü’l-Kebîr’den feyiz alarak ortaya çıktığını belirtir.